30 Mart 2018 Cuma

SİCİLYA’DA, KADINLAR TABANCADAN BİLE TEHLİKELİDİR!!!





Merhaba sevgili okurlar,

Apollonia ve Michael göz göze geldiklerinde, Calo’nun ilk söylediği cümle ‘’ Sicilyalı kadınlar tabancadan bile tehlikelidir!’’ olmuştu.

Hafızalarımıza gerçek mafyanın ne olduğunu ve ne yaptığını,nasıl yaşadığını kazıyan , yüzyılın en iyi mafya filminin repliğinden  bahsediyorum elbette.Henüz, Baba (Godfather )  filmini  izlemeyen  ya da izleyip de beğenmeyen biriyle tanışmadım.
Mario Puzo’nun kitabından uyarlanan filmde Corleone ailesinin hayatı işleniyor.Filmde sıkı sıkıya hayranı olduğum Al Pacino , Don Vito Corleone’nin oğlu, Michael Corleone ‘yi canlandırıyor.Ailesinin yaptığı işten hoşlanmayan ve uzaklaşmak için orduya katılan Michael ,sonradan ailesini düştüğü zor durumdan kurtarabilmek için , işlerin başına geçiyor.Hatta tozu dumana katıyor da diyebiliriz.
Muazzam gücüne rağmen ,kızının Massimo tiyatrosunun merdivenlerinde ölümünü engelleyemiyor.. Tiyatro Massimo 1897 yılında yapılmış ve Avrupa’nın en büyük opera binası konumunda. Bu binanın yapımı için birkaç kilise pazar ve ev yıkılmış.Başkent Palermo’ya gelmemek ve bir devrin filminin çekildiği merdivenleri görmemek olmaz tabii.
Elbette Palermo kanlı mafya hesaplaşmalarına ev sahipliği yapmasıyla tanınsa da , adanın cennet köşesi olarak da tanımlanabilir.Karışık bir kültür hakim Palermo’ya.Zamanında Roma ,Bizans,Arap ve Normanlar hüküm sürmüş burada.
Görülmesi gereken bir başka yer de Piazza Pretoria.Meydanda aslında Floransa için yapılmış heykeller bulunuyor.Zeus,Baküs,Neptün,Hera ve Zafir bunlardan bazıları..
Avrupa’nın 3. en büyük katedrali olan Palermo Katedrali ve Ballaro Pazarı görülmesi gereken yerlerden.
Seyahatim sırasında verdiğim en iyi kararın, araba kiralamak olduğunu bir kere daha anladım.Zira Palermo’yu gezdikten sonra Etna’ya çıkmak ve Taormina ile Siracuza ya gitmek için hiç zorlanmadım.
Konaklamamı Sicilya’nın en büyük ikinci şehri Katanya’da yaptım.3 günlük bir gezi düzenlediğim için Katanya’ya 1’er saatlik mesafede bulunan, Taormina,Siracuza ve Etna’yı ziyaret etmek daha kolay oldu.
M.Ö. 730 yılında kurulmuş ve Bizanslara ,Araplara ve Normanlara ev sahipliği yapmış bu şehir,17 .y.y. da İspanyollara karşı özgürlüğünü kazanmış.Ancak 1963 yılında Etna yanardağının patlaması üzerine yerle bir olmuş.Sonradan yeniden yapılandırılmış bir şehir.Pek çok insana göre soğuk ve sevimsiz gelse de ,ben Palermo’dan daha çok beğendim.Belki de ‘’old city’’ tarzında yerleşimleri çok gezdiğim içindir.
Kalmak için pek çok alternatifiniz olsa da , Etna yanardağına karşı şarabınızı yudumlamak istiyorsanız ,size Una Hotel Palace’yi öneririm.En üst katında bulunan Etna Roof’ta Sicilya’ya özgü yemekleri tadabilirsiniz.
Sicilya yemeğine Nera D’avola ile ekstra bir lezzet de katabilirsiniz. Takip edenler şarap konusundaki hassasiyetimi bilir.İlk masaya geldiğinde kupaj olduğunu görerek üzüldüğüm,kupaj olmasının yanı sıra  shiraz ve cabarnet yüzdesinin de %20 lerde olduğunu görerek hüsrana uğradığım şarap , meğer muhteşem bir iksirmiş.Benim gibi kuvvetli şarap tüketenler için , biraz havalandıktan ve bekledikten sonra muazzam bir aromaya dönüşüyor.
Adını Siracusa bölgesindeki Avola kasabasından alan özel bir üzüm , Avola karası.Kokusunu içinize çektiğinizde meyve gibi,tadınca baharat gibi bir iz bırakıyor.Tadı ekildiği toprağa göre değişkenlik gösteriyor. Etna dışında da yaygın olarak üretiliyor.
Frapatto,Perriconne, Carricante, Inzolia ve Grillo gibi üzümler de var elbette.Ancak kırmızı severler için not düşüyorum , Duty Free’den Avola karası almadan dönmeyin..

Katanya’da şehir merkezinde , Basilica della Collegiata,Catania Cathedral, Fontana dell'Elefante, Piazza del Duomo , Via Etnea görebileceğiniz yerler.Ancak Katanya’ya geldiyeseniz Etna yanardağına çıkmadan asla dönmemelisiniz.


Etna Yanardağı, İtalya'nın güney kısımlarında Sicilya'nın doğusunda bulunan ve Messina'ya yakın olan bir yanardağdır. Şu anki yüksekliği 3329 m olan Etna yanardağı Avrupa'nın en yüksek yanardağıdır. Yüksekliği püskürtmelerden sonra sürekli değişiyor.  Etna, aynı zamanda kapladığı 1190 km2 lik bir alanla da İtalya'nın 3 aktif yanardağı arasındaki en geniş alan kaplayan yanardağdır. Hatta en yakın rakibine genişlikte 2,5 kat fark atmaktadır.Etna hala aktif olmakla birlikte, dünyanın en aktif yanardağları arasındadır.



Bu muazzam yapı,mitolojiye de konu olmuştur. Efsaneye göre, Zeus Typhon  tarafından tutsak alınır. Typhon yüz tane yılan kafasına sahip olan bir canavardır. Zeus'u mağlup eden TyphonZeus'un bütün sinirlerini kesip, bunları saklaması için bir ejderhaya teslim eder. Bütün sinirleri kesilmiş Zeus, çaresizce Hermes'ten (hırsızların, dedikodunun tanrısı, tanrıların ulağı) yardım ister. Hermes babasını bu durumdan kurtarır, ejderhadan sinirleri alıp hepsini yerine koyarak Zeus'a gücünü geri verir. Zeus'un intikamı çok şiddetli olur.

Sicilya adası'nı olduğu gibi yerinden kaldırarak Typhon'un tepesine fırlatır. Adanın altında kalan Typhonara’da ateşli nefesini dünyaya salar. İşte bu anlar Etna yanardağı'nın püskürdüğü anlardır.





Püskürmesiyle korku salan Etna ,hala aktif olduğu için ,yaklaşık 2000 metre yüksekliğe kadar çıkıp görebileceğiniz yer olan Silvester Kraterine ,arabayla yaklaşık 45 dk da ulaşabilirsiniz.Yanınıza muhakkak eldiven,içlik,atkı ve bere alarak çıkmanızı öneririm.Bunu en acı yolla öğrendiğimi belirtmek isterim.Kratere yaklaştıkça rüzgarın keskinliği ve havanın soğukluğu artıyor, toprak dalgalı lav şeklini alıyor ve kararıyor.Etna yanardağı ile ilgili videolarımı Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
Hemen kraterin yanındaki kafede şöminenin ya da ısıtıcıların önünde ısınabilir,bardan sıcak bir kahve alabilirsiniz. Kraterin soğuğunu atlattıktan ve kendinize geldikten sonra ,kafenin köşesindeki hediyelik eşya dükkanından  yanardağ toprağından yapılmış çeşitli biblolar,anahtarlıklar ya da magnetler alabilirsiniz.
Mitolojiye konu olan tek yer Etna değil elbette. M.Ö. 358 yılında Yunan kralının zorbalığı ve kötülüğünden kaçan Naxos halkı , okyanus anne ve gökyüzü babanın kavuştuğu yerde ,yemyeşil bir kara parçası görür ve buraya yerleşir.

Eski Sicilyalıların yaşadığı dönemde adı Tauro olan ada,Naxosluların yerleşiminden sonra Taormina olarak anılmaya başlamıştır.
 Naxos’lular m.ö. 3’üncü yüzyılda Teatro Greco’yu inşa etmişler. Romalılarca restore edilen tiyatroda hala gösteriler düzenlenmektedir. Teatro Greco ayrıca, Sicilya kıyıları, İyon denizi ve Etna Dağı’nın panoramasını izlemek için de ideal bir nokta.Taormina,Teatro Greco dışında ,harabe şeklinde bulunan ve dönemin aristokratları için inşa edilen Odeon Tiyatrosuna da bir dönem ev sahipliği yapmış.
Ara sokakları,küçük restoran ve kafeleri ile cıvıl cıvıl ve canlı bir kasaba olan Taormina , tarih boyunca Goethe’ye, D.H. Lawrence’e, Evelyn Waugh’a, Domenico Dolce’ye, Stefano Gabbana’ya, Anna Magnani’ye, Sophia Loren’e, Valeria Solarino’ya, Giancarlo ve Adriano Giannini’ye ilham olmuş.
Burada hediyelik eşya dükkanlarından Sicilya’nın simgesi olan güneş motifli biblolar alabilir,incecik hamura yapılmış pizzalar yiyebilir,muhteşem aromalı şaraplar içebilir ve ara sokaklardaki buram buram sarımsak kokusunu içinize çekebilirsiniz.Ya da iki bina arasında tam tamına bir insanın sığabileceği dar merdivenleri keşfedebilirsiniz.
Gezilebilecek yerler Corso Umberto,Teatro Greco,Arkeoloji Müzesi,Palazzo Corvaja Taormina,San Nicola Katedrali,Palazzo Duchi S.Stefano Taormina,Ortaçağ Kalesi ve Madonna Della Rocca,The Odeon,Taormina Bahçeleri,Archeological Museum Baglio Anselmi,Giardini-Naxos ve Taormina Plajları olarak sıralanabilir.
Sicilya Taormina’sı ,Palermo’su ,Messina’sı ve Siracusa’sı ile pek çok ünlü düşünür,modacı ve sanatçıya ilham olan cennet bir ada…Ancak benim açımdan bilime yaptığı katkı ile çok daha değerli. Dünya tarihine adını altın harflerle kazımış olan matematik dehası Arşimet ,burada,Siracusa’nın verimli topraklarında dünyaya gelmiştir.
Günümüzde integralin fikir babası olarak anılan Arşimet  hem bir fizikçi, hem bir matematikçi, hem de bir filozoftur. Buluşları arasında bileşik makaralar, sonsuz vidalar, hidrolik vidalar ve yakan aynalar sayılabilir.
Geometriye yapmış olduğu en önemli katkılardan birisi, bir kürenin yüzölçümünün 4πr2 ve hacminin ise 4/3 πr3 eşit olduğunu kanıtlamasıdır. Bir dairenin alanının, tabanı bu dairenin çevresine ve yüksekliği ise yarıçapına eşit bir üçgenin alanına eşit olduğunu kanıtlayarak pi’nin değerinin 3 l/7 ve 3 10/71 arasında bulunduğunu göstermiştir.
Arşimet’in en parlak matematik başarılarından biri de, eğri yüzeylerin alanlarını bulmak için bazı yöntemler geliştirmesidir. Bir parabol kesmesini dörtgenleştirirken sonsuz küçükler hesabına yaklaşmıştır. Sonsuz küçükler hesabı, bir alana tasavvur edilebilecek en küçük parçadan daha da küçük bir parçayı matematiksel olarak ekleyebilmektir. Bu hesabın çok büyük bir tarihi değeri vardır. Sonradan modern matematiğin gelişmesinin temelini oluşturmuş, Newton ve Leibniz’in bulduğu diferansiyel ve integral hesap için iyi bir temel oluşturmuştur. Arşimet Parabolün Dörtgenleştirilmesi adlı kitabında, tüketme metodu ile bir parabol kesmesinin alanının, aynı tabana ve yüksekliğe sahip bir üçgenin alanının 4/3’üne eşit olduğunu ispatlamıştır.
İlk defa denge prensiplerini ortaya koyan bilim adamı da Arşimet’tir.Suyun kaldırma kuvvetini de kanıtlayan Arşimet aynı zamanda ,Roma konsüllerinden biri olan Cladius Marcellus’un, Sirakuza kuşatması’nda büyük bir savunma geliştirilmesinde katkıda bulunmuştur.
Surların üzerine kaldıraç sistemleriyle taşları çıkartıp,gemilere fırlatmış ve düşman gemileri bertaraf etmiştir. Rivayete göre; kıyıdaki şehir surlarına kadar sokulan bir Roma savaş gemisi birdenbire dev gibi korkunç bir kerpetenle karşılaştı. Duvarların arkasından çıkan bu alet gemiyi pruvasından yakaladığı gibi çeneleri arasında kıstırarak parçaladı. Kaldıraç kolları ve dönel kasnaklar yardımıyla işleyen bu aletin çalışma prensipleri Arşimet tarafından ortaya konulmuştu.
Böylece bir kaldıraç mekanizması ilk defa olarak gerçekleştiriliyordu. Bu arada surların arkasına yerleştirilen dev mancınıklar, düşmanın üzerine ağır oklar ve taş yağdırıyordu. Güvertesi ve bordası delik deşik olan gemilerin direkleri parçalanıyor, gemidekilerin üzerine düşüyor, düşman ağır kayıplar veriyordu.
Bununla birlikte Arşimet’in icat ettiği makineler, Romalıların gözlerini o derece yıldırmıştı ki surların üzerinde bir ip ya da değnek gördükleri zaman gene onun bir makinesi sanarak bağırıp kaçışıyorlardı. Claudius Marcellus, ister istemez hayranlık duyduğu bu düşmanıyla kendi mühendislerinin başa çıkamayacağını anladı ve tam teşekküllü bir abluka oluşturup Sirakuza’yı ele geçirdiler.İlk yaptıkları iş ise , Arşimet’i öldürmek oldu.
Şehrin savunmasında bu kadar büyük bir katkısı olan ve günümüz matematiğinin babalarından sayılan Arşimet için Sirakuza’da yapılan sadece bir meydan.Ara caddelerde bazı bar ve restoranların isimleri de Arşimet..Ama bana oldukça yetersiz geldi açıkçası.Söz konusu bilimse ve bilim insanıysa yaşatmak ve geliştirmek gerek ne de olsa..Aksi takdirde muasır medeniyetler seviyesi yerine, homo erektus seviyesine gerilendiği aşikar..
Katanya ‘ya 1 saatlik mesafede bulunan Sirakuza’nın tarihi merkezi Ortigia olarak anılır. Corso Umberto üzerinden dümdüz yürüyerek tarihi merkeze ulaşabilirsiniz.Şehrin eski kapısı Porto Urbica ile karşılandıktan sonra , gezebileceğiniz yerler Duomo Meydanı’na (Piazza Duomo) , Via Saverio Landolina , Arşimet Meydanı’na (Piazza Archimede), Apollo Tapınağı (Tempio di Apollo), Katedral (Duomo di Siracusa), Palazzo Arcivescovile, Palazzo Beneventano del Bosco ve Chiesa di Santa Lucia alla Badia Kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Muhteşem mavinin gökyüzüne karıştığı deniz kıyısında gezebilir , kentin en ünlü pastanesi olan Pasticceria Artale’de  oturarak, ünlü Cannoli ve Granite lezzetlerini tadabilirsiniz.

Akşam yemeği için Füzyon Mutfağı sever olarak ,sizlere tavsiyem, La Terrazza Sul Mare olacak.Gidin ve keşfedin..

        

Elbette Sicilya bitmedi.Bir büyük tur daha düzenleyerek etrafında kalan adaları ve batı kısmını da gezmem gerekli.Ancak bu kadarı bile muazzam bir hazdı.Bir sonraki geziye kadar yörüngemde kalmaya devam edin.Sevgiler..





 



 

 



 

 




 


 





 

 

 


  

 

 


 

 

 


  

 


 

  


  
  

  




  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder