Merhaba sevgili okurlar,
Aramızda hala ‘’Yıldız Savaşları’’ filmini bilmeyen ya da duymayan var mıdır
bilemiyorum.Varsa da , kendileri için çok büyük bir kayıp olduğunu söyleyemem gerekli.Odamın girişine bir ’’ Starwars ‘’repliğini yazdıracak kadar fanatiği olduğum düşünülecek
olursa , bilmeyenler için muhakkak biraz aydınlatıcı bilgi vermem de zorunlu
sanırım.
Seriler ile ilgili bilmeniz gereken en önemli karakterlerin başında Padmé Amidala, Anakin Skywalker, Darth Vader, Obi-Wan Kenobi, R2-D2, C-3PO, Yoda, Han Solo, Qui-Gon Jinn, Count Dooku, Chewbacca, Luke Skywalker, Jar Jar Binks, Mace Windu geliyor. Bu karakterlere Samuel L. Jackson, Ewan McGregor, Natalie Portman, Liam Neeson, Christopher Lee, Harrison Ford ve daha bir çok başarılı isim hayat veriyor.
Gelelim
özetleyebilmem için bilmeniz gereken bazı terimlerin açıklamalarına :
Güç: Jedi ve Sith sisteminin gerisindeki güç, doğaüstü olan, bağlayıcı ve
her an her yerde bulunan, hissedilen kuvvet anlamındadır.
Jedi: filmlerinde, barışın koruyucuları olarak adlandırılan kurgusal gruptur. Güç adı verilen bir metafizik kuvveti kullanmayı öğrenirler. Temel silahları ışın kılıcıdır.
Padawan: Bir nevi Usta Jedi çırakları, öğrencileri diyebiliriz.
Jedi: filmlerinde, barışın koruyucuları olarak adlandırılan kurgusal gruptur. Güç adı verilen bir metafizik kuvveti kullanmayı öğrenirler. Temel silahları ışın kılıcıdır.
Padawan: Bir nevi Usta Jedi çırakları, öğrencileri diyebiliriz.
Sith: Genelde Güç'ün karanlık tarafına bağlı olan savaşçılar gurubunu
tanımlamak için kullanılır. Bu savaşçılar Güç'ün iyi tarafına bağlı olan Jedi
şövalyelerinin benzeri özellikler taşırlar, fakat kötülüğe hizmet ederler.
Güçlerini nefret,öfke ve korkudan alırlar. Bu savaşçıların liderleri Sith Lordu
olarak bilinir.
C-3PO: Yıldız Savaşları serisinin bütün filmlerinde bulunan droiddir. Anakin Skywalker'ın yaptığı protokol droidi, 6 milyonun üzerinde lisan, lehçe, kod ve her kültürdeki nezaket kurallarını bilmektedir.
R2-D2: Yıldız Savaşları'nda fıçı şeklinde kurgusal bir robottur.
C-3PO: Yıldız Savaşları serisinin bütün filmlerinde bulunan droiddir. Anakin Skywalker'ın yaptığı protokol droidi, 6 milyonun üzerinde lisan, lehçe, kod ve her kültürdeki nezaket kurallarını bilmektedir.
R2-D2: Yıldız Savaşları'nda fıçı şeklinde kurgusal bir robottur.
Tüm
serinin ana konusu iyi ve kötünün , aydınlık ve karanlığın birbiriyle olan
mücadelesidir.Genç Jedi Skywalker ‘ın , çocukluğundan başlayarak
yaşadıklarını, gücün aydınlık tarafından
karanlık tarafına geçişini ve Darth Vader oluşunu izliyoruz.Tabii muhteşem bir
senaryo ve efektler eşliğinde.Rahatlıkla her bir bölümünü en az 10 kere
izlediğimi söyleyebilirim.Özellikle bilim kurgu meraklıları kaçırmamalı.
Karanlık
taraf ya da aydınlık taraf olmasını çok
önemsemeden; taraf tutmadan diyelim ; bence filmin en muazzam karakteri de
Darth Vader.O nedenle bu karakteri Londra seyahatlerinizden birinde muhakkak
ziyaret etmelisiniz.Zira kendisi Marylebone bölgesinde bulunan en ünlü balmumu
müzelerden biri olan Madame Tussauds ‘da bulunuyor.
250
yıl önce ilk olarak Londra’da açılan müzenin bir de hikayesi var. Tanınmış bir balmumu sanatçısı Dr.
Philippe Curtius’ın gündelikçisinin kızı olan Marie’nin çocukluğu
Fransa’da geçmiştir. Balmumundan heykel yapmayı genç
yaşta öğrendikten sonra, 20 yaşında Fransa Kralı’nın kız kardeşine
sanat dersleri vermeye başlamıştır. Marie, 8 yıl boyunca ünlü Versailles
Sarayı’nda kraliyet ailesinin yanında yaşamış ve çalışmıştır. Bu
dönemde Marie ve annesi Taht’a olan bağlılıklarının
sorgulanmasının ardından hapse atılmışlardır. Buna rağmen, Marie’nin
becerileri ve Dr. Curtius’un Milli Askerler üzerindeki etkisi onları
kurtarmıştır. Serbest kaldıktan sonra, giyotin kurbanlarına ölüm
maskeleri üretmeye zorlanmıştır. Dr. Curtius hayatını kaybedince sergisi
Madame Tussauds'a miras kalmıştır ve o da yeni seyirci arayışıyla Londra'nın
yolunu tutmuştur. Madame Tussauds Sergisi de İngiltere'de gezindiği bu seneler boyunca adeta ayaklı gazete muamelesi görmüş, sıradan insanlarla ünlüleri bir araya getirmesiyle oldukça dikkat çekmiştir. Madame Tussauds, Avrupa'da gündelik hayatın içerisinde Fransız Devrimi ve Napolyon Savaşlarını çok iyi bir şekilde sergilediğinden insanların çok fazla ilgisini çekiyordu.
1835 yılında Madame Tussauds, Baker Street Bazaar, Londra’da, sabit bir eve kavuşmuştur.
Sayısız ünlü karaktere de ev sahipliği yapmaktadır.Madame Tussauds ile ilgili tüm fotoğraflarıma yazının sonunda ulaşabilirsiniz.Şimdilik sadece Darth Vader ve Master Yoda ile olanları paylaşıyorum.

Marylebone bölgesinde ziyaret edebileceğiniz çok fazla yer olmadığını da söylemek
durumundayım.Bu bölgede daha çok doktor ve dişçilerin muayenehanelerinin bulunuyor.Muayenehaneler dışında Broadcasting ( Radyoevi ) , All Souls Kilisesi ,Wallace Koleksiyonu , Sherlock Holmes müzesi , Royal Academy Of Music ve St.Marylebone Kilisesi görülebilir.
Marylebone ‘ a komşu olan Mayfair ‘ e girdiğinizde birden İngiliz aristokrasisin havasını ciğerlerinize çekmeye başlıyorsunuz.Bond Street gibi pek çok üst sınıf markaya ev sahipliği yapan bölgede , Prada, D&G, Chanel gibi çok uluslu markaları görmek mümkün.Ve olmazsa olmazım Van Cleef Arpel gibi , yazık ki , Türkiye’de olmayan mücevherciler de yine bu caddede bulabilecekleriniz arasında yer alıyor.
Mayfair’in en merkezi yerleri Piccadily Circus ve Trafalgar Meydanıdır.Burada ziyaret edebileceğiniz yerler arasında , Ripley’s Believe or Not ! ,Waterstones ve Hatchard’s , St.James Church , Albany , Royal Instiution , Handel House müzesi , Hanover Meydanı ( Londra’nın ‘ Kızlık Zarı ‘ olarak adlandırılan kilise ) , Mount Street Bahçeleri , Berkeley Meydanı yer alıyor.
Ne yaparsanız yapın, garsonlarının asla kabalaşmadığı ya da farklı bir davranış göstermediği,hizmet kalitesinin gerçekten de çok üst sınıf olduğu , yiyecek ve içeceklerininse ‘’ prima ‘’ olarak adlandırılabileceği bölgedeki tek yer.
Menüye göz gezdirirseniz , neden böyle bir yer olduğunu da sanırım anlayabilirsiniz.Bu arada tüm içecekler Rivoli’ye ait.Otel ise muhteşem..Gece için 2500 pound vermeyi göze alıyorsanız Ritz London ‘da muhakkak kalmalısınız.
Londra’yı benimle keşfetmek için yörüngemde kalmaya devam edin..

Londra'ya nisan ayında sunum,iş gezisi için gitmiştim. Fotoğraflarınızı çok beğendim. Kapıdaki uzun kuyruk ve kısıtlı zaman nedeniyle girememiştim. Park Plaza Westminster Bridge'de kalmıştım, London Bridge ve Golden Eye manzarasını otelden görebiliyordum. Fotoğraflarınızı görünce anılar canlandı. Kendinize iyi bakın. Paylaşımlarınızı takip ediyorum. Bye.
YanıtlaSil